Festina Lente: Yavaşça Acele Etmek

Hayat bana uzun zamandır tek bir şeyi öğretiyor:

Her şeyin bir zamanı var.

Ama o zamanı zorlamak, hızlandırmaya çalışmak, çoğu zaman iyileştirmiyor; tam tersine yaralıyor.


Latince bir söz var: Festina Lente.

Yani “Yavaşça acele et.”


İlk duyduğumda bana çelişkili gelmişti.

Nasıl hem yavaş hem acele olunabilir ki?

Ama yaşadıkça anladım… Aslında bu söz hayatın en dengeli hâlini anlatıyor.


Acele ettiğim dönemlerde kendimi kaçırdım.

Daha çabuk iyileşeyim, daha çabuk toparlanayım, daha çabuk güçlü olayım diye diye içimden geçenleri bastırdım.

Yavaşladığımda ise suçluluk duydum.

Sanki durmak zayıflıktı, sanki beklemek geride kalmaktı.


Oysa yavaşlamak vazgeçmek değilmiş.


Festina Lente’nin sembolü boşa değil:

Bir tavşan ve bir salyangoz.

Hızla sabrın, cesaretle temkinin aynı bedende buluşması.


Hayat bana şunu öğretti:

İlerlemek illa koşmak demek değil.

Bazen durarak da yol alırsın.

Bazen nefes alarak, bazen sadece ayakta kalarak…


Bugün artık şunu biliyorum:

Ben acele etmiyorum ama niyetsiz de değilim.

Kendimi zorlamadan, içime kulak vererek, sindire sindire ilerliyorum.


Festina Lente benim için artık bir motto:

Hız değil denge

Güç değil sürdürülebilirlik

Başarmak değil, iyileşerek yol almak


Belki de en büyük olgunluk,

Ne zaman hızlanacağını

Ne zaman duracağını

Ve ne zaman sadece bekleyeceğini bilmektir.


Ben artık yavaşça acele ediyorum.

Kendime rağmen değil, kendimle birlikte. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessiz Rotam

Zekâsıyla Yalnız Kalan Bir Mühendis

Film Önerisi: Başka Yolu Yok (No Other Choice)